Emeğil köyünün dünyaya açılan web sitesi

Emeğil köyü şehitleri => Şehitlerimiz => Konuyu başlatan: yusuf üzerinde 16. Ocak 2015, 11:57:21



Konu Başlığı: 1.Dünya Savaşında İz Bırakan Dedelerimiz
Gönderen: yusuf üzerinde 16. Ocak 2015, 11:57:21
1.Dünya Savaşında İz Bırakan Dedelerimiz

(Hayatları ile savaşlarda iz bırakan önemli şahsiyetlerimiz)

Kadir Güntaş

Kadir Güntaş 1918 ile 1923 yılları arasında ünlü kuvvayi milliyeci Antep'li Şahin bey ile birlikde Adana'da Ermeni çetelerine,Suriyede Fransız askerlerine karşı çete savaşı yapmışlardır.

Savaşdan sonra Suriyede Arap bir bayanla evlenerek iki kız çoçuğu olur ve orada kalır.

Daha sonra Suriye'yi terk ederek Türkiye'ye döner.

kaynak:köyün yaşlıları


Konu Başlığı: Ynt: 1.Dünya Savaşında İz Bırakan Dedelerimiz
Gönderen: yusuf üzerinde 18. Şubat 2015, 01:00:47
1.Dünya Savaşında İz Bırakan Dedelerimiz
“Basit bir kelime değil hürriyet, kan ve can isterse vereceksiniz !”

Milletler mücadelesinden müteşekkil olan dünya tarihi göstermiştir ki,hürriyet için her an ölüme hazır olan insanları olan toplumlar hür kalabilmekte, varlığını devam ettirebilmektedir. Aksi takdirde ise ya sömürge bir toplum olarak geri kalmış ülkeler durumunda yaşamaktalar ya da yakın tarihte bir çok örneğinin de görülebileceği üzere, etnik saldırılara maruz kalmakta, soyları ortadan kaldırılmaktadır.

Çin’e yenilen ve bir çok taleple karşılaşan Mete Han’ın, Çin’lilerin atını, silahını , eşini istemelerini kabul ettiği ancak küçük bir toprak parçası istendiğinde ise “hayır onu veremem, çünkü o milletimindir” dediği tarihen sabittir.

Düşmanı bol olan ve ölü medeniyetler mezarlığı kabul edilen Anadolu ya Türk Milletinin gelişi ve bu topraklar üzerinde devletleşmesi, Hristiyan dünyasının ayağa kalkmasına, haçlı seferleri adı altında seferler düzenleyerek Türk Milletini Anadoludan atmaya çalışmalarına sebeb olmuştur. Adından asker millet diye söz ettiren Türk Milleti kahramanlıklarına kahramanlık eklemiş, Anadoluyu yurt edinmenin yanısıra, ilerki zamanlarda Viyana kapılarını dahi zorlayarak çağa mührünü vurmuştur.

Osmanlı Devletinin maddi olarak çok zorda bulunduğu çöküş döneminde , Kıbrıs adasını satmamızı isteyenlere zamanın Türk Paşasının “Hay hay, aldığımız fiyata satarız” cevabı Türk insanının toprak anlayışının hiç değişmediğinin bir göstergesidir.

1.Dünya savaşının ardından girişilen İstiklal mücadalesinde de milletimiz, büyük Türk Mustafa Kemal ATATÜRK ve arkadaşlarının da üstün gayretleriyle organize olmuş, İstiklali için İstikbali olan gençlerimiz başta olmak üzere milyonlarca erkeğini kadınını şehit vermiştir. Devlet-i ebed müddet anlaşıyı, yedi düvele karşı zafer kazanmış, Anadolu coğrafyası üzerinde bağımsız Türk Devleti, Türkiye Cumhuriyeti Devletini kurmuştur.

Türkiye Cumhuriyeti Devletinin kurucusu Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK’e milli mücadele yıllarında ev sahipliği yapan Kayserimiz yedi cephede de evlatlarını şehit vermiştir.

Kayserimiz iler ki yıllarda da mesela NATO’nun Kore’ye müdahalesinde olsun ,1974 yılında girişilen Kıbrıs Barış Harekatında olsun hep üzerine düşeni fazlasıyla yapmış, tertemiz gençlerini o topraklarda da şehit bırakmıştır.

Ülkemizin bölünmez bütünlüğünü tehdit eden ve son on beş -on altı senedir, sayısız katliamlar yapan, çoluk- çoçuk, genç-ihtiyar, kadın-erkek demeden hain saldırılar gerçekleştiren terör örgütü P.K.K.,tek hedefi cehaleti yenmek olan Öğretmenleri bile hedef almış, Türkiye Cumhuriyeti Devletine karşı savaş açmıştır. sınırları içerisindeki bir kısım topraklar üzerinde sözde bir kürt devleti kurmak istemişlerdir Bin yıldır aynı topraklar üzerinde yaşayan, birbirleriyle kız alıp-vermiş, cephelerde kucak kucağa şehit düşen insanlarımızı karşı karşıya getirerek Türkiye Cumhuriyeti Devleti. Devletimiz gerek T.S.Kuvvetlerinin değerli mensupları gerekse Emniyet güçlerimizin cefekar mensupları ile yıllarca mücadele etmiş ve nihayetinde hain törer örgütü P.K.K.nın sözde lideri 30 binden fazla insanın katili, eli kanlı APO’yu, kim nasıl yorumlarsa yorumlasın başarılı bir operasyonla bulunduğu Kenya’dan paketleyerek yurda getirmiştir. Ardından başlayan yargı süreci herkesin malumudur.

Bizi bu çalışmayı yapmaya iten neden, özellikle bu hassas günlerde bir çok Anadolu şehiri gibi, törere 150’nin üzerinde evladını şehit veren Kayserimizin bu yiğitlerini kamuoyuna biraz daha yakından tanıtmak ve şehit ailelerinin yıllardır içinde bulunduğu haleti ruhiyeyi bütün insanlarımızın kalbine perçinleme arzusudur. Bu günden itibaren , daha bir sürü hayalleri olan, ama vatan savunmasının kutsallığına inandığı için şehadete şairin dediği gibi “Bir gül bahçesine girercesine” koşan bu kardeşlerimizin şehadetleri ile ilgili derleyebildiğimiz bilgileri sunmaya çalışacağız. Mekanlarının cennet olduğu müjdesi verilen şehitlerimizi saygıyla anıyor, o yüce evlatları dünyaya getiren, yemeyip yediren, giymeyip giydiren ve “vatan sağolsun” sözü ile evladını milletimizin varlığı, devletimizin bekası için şehit veren yüce insanların ellerinden öpüyorum.

“Bayrak üzerine sadece kan değil, mürekkep dökülünce de azizleşir” denmiş, İnşaallah bizlerde üzerimize düşeni yapmış oluruz.